Belediyede 45 Dakikalık Sıra: 5-7 Yaş Çocukla Elinizde Hiçbir Şey Yokken Oynanacak Oyunlar
Havasız bir koridor, sıra numaranız 68, panoda 41 yazıyor. İşte 5-7 yaş çocuğunuzla, ne masa ne yer ne de moral varken işe yarayan oyunlar.
Temmuz ortası, adres kayıt gişesi, pencere iki parmak aralık ve içeride sıcak kağıt kokusu var. Elinizde 68 numara, panoda 41 yanıyor. Çocuğunuz çoktan yere oturmuş, kalkmış, daha ne kadar sürer diye üç kez sormuş ve önündeki sandalyeye tekme atmaya başlamış. Tanıdık geldi mi? O zaman gelin doğrudan önümüzdeki kırk beş dakikada neler yapılabileceğine geçelim.

Oyuncak dolu çanta genelde neden işe yaramaz
Ebeveyn refleksi, çantayı kitapçıklarla, yapbozlarla ve küçük arabalarla doldurmaktır. Masasız bir koridorda bu neredeyse hiç işe yaramaz. Yapboz yere dağılır, kitapçık ışık ve sırt dayama ister, arabalar yabancıların sandalyeleri altına yuvarlanmaya başlar ve siz onları toplamak için üç kez ayağa kalkarsınız. İkinci seferden sonra çocuk zaten gerilmiştir, siz de öyle.
İşe yaramayan bir diğer şey de "biraz daha" sözüdür. Beş-yedi yaşındaki bir çocuk "biraz"ın ne kadar olduğunu bilmez, ama sizin bunu on dakika önce de söylediğinizi çok iyi bilir. O andan sonra her "biraz daha" gerçek olmayan bir şey gibi duyulur.
İşe yarayan ise şudur: çocuğun kendisine bağlı, somut bir görevi olması ve bu görevin koridorda zaten var olan şeyleri kullanması — numara panosu, sandalyeler, yerdeki karolar, yabancıların şemsiyeleri, gişenin arkasındaki yazıcı sesi. Hiçbir şey taşımazsınız, hiçbir şey dağılmaz, hiçbir şey düşmez.

Önce bekleyişi ölçülebilir hale getirin
Oyunlardan önce bir dakikalık bir teknik uygulayın. Çocuğa panoyu gösterin ve tam olarak şunu söyleyin: "Şu an 41. Bizim numaramız 68. Yani önümüzde 27 kişi var." Sonra bunu onun işi haline getirin: "Sen sayıyı takip et. 50 olunca bana söyle." Birden bekleyiş sonsuz olmaktan çıkar, adımları olur. Yüze kadar sayıları tanıyan çocuklar hemen işe koyulur; küçükler için sadece ilk rakamı takip etmesi yeterlidir — "panoda önde bir beşlik görünce söyle bana."
Koridordaki gizli nesne
Gözleriniz ve fısıltı sesinizden başka hiçbir şeye ihtiyaç yok — fısıldayarak oynanır, bu da kendiliğinden ortamı sakinleştirir. İçinizden, bulunduğunuz yerden görülebilen bir şey seçersiniz: kapıdaki sarı etiket, çöp kutusu, şapkalı biri, "Çıkış" tabelası. Çocuk sadece "evet" ve "hayır" ile cevaplanabilecek sorular sorar: "Üzerinde harf var mı?", "Sırt çantamdan daha büyük mü?", "Elimle ona ulaşabilir miyim?" İlk seferde çocuğa hazır üç örnek soru vermeniz, kuralı anlamasına yardımcı olur. Küçük çocuklar ikinci soruda "çöp kutusu mu bu?" diye sorabilir — kabul edin, önemli olan sormaya devam etmeleri. Malzeme: hiç yok. Süre: tur başına 8-12 dakika, genelde iki-üç tur yeter. Yaş: 5-7. Çocuk tahmin etmeden önce en az dört soru sorduysa ve rollerin değişmesini istediyse, oyun başarılıdır.
Bacakların iş göreceği bir oyun
Koridordaki sorunun yarısı sıkıntı değil, harcanmamış enerjidir. Önce arabada, sonra bekleme salonunda oturmuş bir çocuğun kasları hareket etmek ister ve bu, sandalye tekmeleme şeklinde dışa vurur. Bu yüzden ikinci oyun bilerek fiziksel ama bir metrekareye sığıyor.
Karolarda heykel oyunu
Yerdeki deseni kullanırsınız — karolar, derzler, bir laminat şeridi. Kural tek: çocuk yalnızca koyu renkli karolara (ya da yalnızca çizgilerin arasına) basabilir ve sıranın bir ucundan diğerine, sonra geri yürür. Siz içinizden ona kadar sayıp "heykel" dersiniz — çocuk o anki pozisyonunda donar. Kıpırdarsa baştan başlar. Daha büyük bir çocuk için ikinci bir zorluk ekleyin: parmak uçlarında yürüsün, sonra geri geri yürüsün. Koridor darsa ve kalabalıksa, aynı oyun oturarak da oynanır — sadece eller ve yüz donar. Malzeme: zaten orada olan zemin. Süre: 5-7 dakika, daha fazlası yorar. Yaş: 5-7, küçükler genelde "heykel" komutunu kendilerinin vermesini ister. Çocuk siz çekmeden kendi kendine sandalyeye döndüyse ve gülmeden-çığlık atmadan en az üç kez donmayı başardıysa, oyun başarılıdır.
Hazırlıksız oynanabilecek üç şey daha
- Şapkaları, gözlükleri ve şemsiyeleri sayın. Her biriniz bir şey seçer ve sıra numaranız on kadar yaklaşana dek kaç kez gördüğünüzü sayarsınız. Sonunda karşılaştırırsınız.
- Tek kelimelik hikaye. Siz bir cümle söylersiniz, çocuk bir sonrakini ekler, ama her cümlede "gişe" kelimesi geçmelidir. Üçüncü cümleden itibaren komik olmaya başlar.
- Bu kişinin mesleği ne. Birini dikkat çekmeden izler, ona bir meslek ve bir açıklama uydurursunuz. Kural, iyi bir şey olması — fırından tepsisini yeni çıkarmış bir fırıncı gibi, alaycı bir şey değil.
Sıcak: o olmadan hiçbir şey işe yaramaz
Temmuz sıcağında, yetersiz kalan bir klimanın olduğu koridorda hiçbir oyun aşırı ısınmış bir çocuğa karşı dayanamaz. Üç somut şey: bir defada değil, her on dakikada bir yudum yudum içilen su; içeri girer girmez, çocuk daha ısınmadan bir kat kıyafeti çıkarmak; ve her on beş dakikada bir çeşmeye ya da daha serin bir fuayeye kısa bir tur. İki yetişkinseniz, biri sırayı tutar, diğeri çocuğu beş dakikalığına dışarı çıkarır. Yalnızsanız, yanınızdaki kişiye sırayı tutup tutamayacağını sorun — belediye koridorlarında bu sürekli yapılan bir şeydir.
En yaygın hata: ilk hamle olarak telefon
Telefon işe yarar. Sorun, fazla iyi işe yaraması ve sonrasında bunun bedelinin ödenmesidir. Havasız bir ortamda kırk dakika video izleyen çocuk, girdiğindeki kadar enerjiyle ve üstüne bir de kesintiye uğramanın verdiği sinirle oradan çıkar. Kavga koridorda değil, telefon elinden alınınca otoparkta yaşanır. İkinci seferde ekransız oturmak daha da zorlaşır, çünkü artık yerleşmiş bir kural vardır: beklemek demek telefon demektir.
Daha mantıklı sıra tam tersidir: önce oyunlar, gerçekten dayanamıyorsanız son on dakika için ekran. O zaman çocuk ekrana zaten oyunlardan yorulmuş halde girer, taze ve enerjik değil.
"Sen panodaki sayıyı takip et. Ben evraklarla ilgileneyim." — bu cümle, oyuncaklarla dolu koca bir çantadan daha çok işe yarar.
Buradan ne çıkarıyorsunuz
Panodaki sayıyla bekleyişi ölçmek, malzemesiz iki oyun — biri sessiz, biri bacakları çalıştıran — ve sıralama kuralı: önce hareket ve dikkat, en son ekran. İşler en çok kızıştığı anda ilk kez uydurmak zorunda kalmamak için, bunları yarın ekmek kuyruğunda deneyin.