Oyunlar arasında 3 yaş fark olan iki çocuk için: küçüğün her seferinde kaybetmediği oyunlar
Ev oyunlarını, 7 yaşındakinin 10 yaşındaki karşısında gerçek bir şansı olacak şekilde nasıl ayarlarsınız — kimse taviz vermeden, kimse küsmeden.
Tahta kuruldu, kartlar dağıtıldı ve daha üçüncü elde küçük olan sandalyesini geri itiyor: "Yine sen! Ben artık oynamıyorum." Büyük olan omuz silkiyor — gerçekten de yanlış bir şey yapmış değil. Sadece üç yaş önde ve bu, zarın her atışında, her "Scrabble" kelimesinde, kapıya kadar koşuda kendini belli ediyor.

Genellikle verilen tavsiye "ikisine de uygun" bir oyun bulmaktır. Ama böyle bir oyun neredeyse yok. 7 ile 10 yaş arasında okuma, zihinden sayma ve el kontrolü açısından fark devasadır ve hiçbir kutu oyun bunu ortadan kaldırmaz. Bu yüzden burada sihirli oyunu aramayacağız. Kurallara dokunacağız.

"Ona biraz taviz ver" neden en kötü çözümdür
Neredeyse her ağabey ya da abla fısıltıyla şunu duymuştur: "Hadi, bir kere kazanmasına izin ver." Ve neredeyse her küçük kardeş, en geç ikinci seferinde ne olduğunu anlar. Taviz vermek şirin görünür ama üç sorunu birden getirir.
- Küçük olan sahteliği hisseder. Hediye edilen bir zafer sayılmaz ve o bunu bilir: "Sen bilerek oraya koydun."
- Büyük olan oyundan nefret etmeye başlar. Görünen o ki iyi oynadığında durdurulur, kötü oynadığında ise herkes memnun olur.
- Kimse kaybetmeyi öğrenmez. Sonuç ayarlanmışsa diğerinin kaybı da ayarlanmış demektir ve kayıp hiçbir şey öğretmez.
Handikap tamamen farklı bir şeydir ve çocuklar bunu çok daha kolay kabul eder, çünkü oyun başlamadan önce yüksek sesle açıklanır. Bu bir sadaka değil, bir koşuldur — tıpkı satrançta güçlü oyuncunun kalesiz oynaması gibi. Basitçe söyleyin: "Sen üç yaş büyüksün, bu yüzden iki puan geriden başlıyorsun. Buna rağmen kazanırsan, gerçekten kazanmışsın demektir." Çoğu on yaşındaki çocuk bu ifadeyi sever, çünkü bir ceza değil, bir meydan okuma gibi kulağa gelir.

Güçleri eşitlemenin dört yolu
- Aynı oyunda farklı görevler: hafıza oyununda küçük olan 12 karttan eş arar, büyük olan 20 karttan.
- Farklı başlangıç: puanlı bir oyunda küçük olan 5 puandan başlar, büyük olan 0'dan.
- Farklı süre: yapboz ya da dizme oyununda büyük olana 2 dakika, küçüğe 3 dakika verilir.
- Farklı rol: biri oynar, diğeri hakemlik yapar, süreyi tutar ve puanları not eder — bir sonraki turda yer değiştirirler.
Handikapı bir kağıda yazın ve birkaç oyundan sonra düzeltin. Küçük olan üst üste üç kez kazanırsa farkı bir puan azaltın. Belki de en faydalı kısım bu — çocuklar farkın kendileri büyüdükçe eridiğini beyaz üzerine siyah görürler.
İpin üzerinde balon — açıkça belirtilmiş handikapla
Sadece bir balon ve iki sandalye arasına yaklaşık bir metre yükseklikte gerilmiş bir ip ya da kalın iplik yeterli; puanları not etmek için herhangi bir kağıt ve kalem işinizi görür. Oyun 15-20 dakika sürer ve 7-10 yaş arası çocuklarla iyi işler. Kural tek: balon sizin tarafınızda yere değmemeli. Handikap basit — büyük olan yalnızca bir eliyle oynar, diğer elini arkasında tutar. Çok daha becerikliyse ikinci bir koşul daha ekleyin: balona yalnızca avuç içinin altından vurabilir. 11 puana kadar sayılır. Küçük için çok kolaylaştığında bir sonraki turda iki kısıtlamadan birini kaldırın. Üçte bir olmak üzere ikisi de en az bir tur kazandığında ve kimse oyun ortasında kuralları değiştirmeyi istemediğinde işe yaramış demektir.
Yaş farkının en az hissedildiği oyunlar
Öyle bir oyun türü var ki üç yıllık fark neredeyse hiç hissedilmiyor — şansın büyük rol oynadığı ya da ikisinin birlikte oyuna karşı oynadığı oyunlar. İşbirlikçi oyunlar tam da bu yüzden harika iş görür: kaybeden kimse yoktur. Buradaki büyük hata, ebeveynin rolleri dağıtmasıdır: o zaman yine büyük olan komuta eder. İlk hamleye kimin karar vereceğini belirlemek için zar atmak daha iyidir.
Ayrıca tahmin oyunu ("Bu odada bir şey düşünüyorum"), sıcak-soğuk yöntemiyle gizli hazine, domino, dağıtımın çok şeyi belirlediği kart oyunları da işe yarar. İyi işlemeyenler: handikapsız "Scrabble", handikapsız satranç, hızlı okuma gerektiren her şey ve büyük olanın parmakları zaten daha uzun, bileği daha sağlamsa el çabukluğu gerektiren her oyun.
İkisi birlikte destede karşı
Sadece bir deste iskambil kâğıdı ve masada biraz yer yeterli. 10 dakika ayırın. 7-10 yaş için uygundur, küçük olan 20'ye kadar sayabiliyorsa rahatlıkla 6 yaşında da olabilir. Kartları karıştırıp sırt üstü bir sıra halinde dizin. İkisi sırayla çeker ve değerleri zihinden toplarlar — amaç birlikte tam 50'ye ulaşmak, aşmamak. Konuşabilir, sesli hesaplayabilir, uygun gördüklerinde durabilirler. Zafer ortak, kayıp da ortak. Üst üste iki kez başarırlarsa hedefi 75'e çıkarın. Büyük olanın "Kaç puanımız kaldı?" diye sorduğunu ve kendisi hesaplamak yerine küçüğün cevap vermesini beklediğini duyduğunuzda işe yaramış demektir.
"Ben beş puandan başlıyorum çünkü küçüğüm. Sen sıfırdan başlıyorsun çünkü büyüksün. Kabul mü?" — oyundan önce söylenen bu cümle, sonrasındaki kavgaların yarısını önler.
Kavga anında ne yapmalı
Onları kavga etmekten alıkoyamazsınız — ama kavgayı kısaltabilirsiniz. Anında işe yarayan üç şey var. Birincisi: çocukları değil, oyunu durdurun. "Ara verildi. Skor olduğu gibi kalıyor." İkincisi: suçluyu değil, kuralı sorun — "Kimin başlattığı" yerine "Hangi kural net değil?" diye sorun. Üçüncüsü: biri kızıp oyunu terk ederse onu hemen geri çağırmayın. Turu diğeriyle bitirin ya da kutuyu bir kenara koyup sakince oyunun onları beklediğini söyleyin.
Sık atlanan bir başka küçük ayrıntı daha var: günün toplam skorunu açıklamayın. "Mert'e karşı üç bir" cümlesi, küçük olanın akşama kadar üzerinde taşıyacağı bir cümledir. Her tur kendi içinde biter.
Üç sık yapılan hata
- Ebeveyn "eşitlemek" için üçüncü oyuncu olarak oyuna dahil olur. Durum daha da kötüleşir — küçük olan artık iki kişiye karşı kaybeder ve yetişkinin dikkati bölünür. Hakem olmak daha iyidir.
- Bir sonrakinin doğrusu olacağı umuduyla her ay yeni oyunlar satın alınır. 15-20 €'luk bir oyun, kutuda değil kurallarda olan bir sorunu çözmez. Handikaplı eski oyun, handikapsız yeni oyundan daha iyi işler.
- Oyun günün en yoğun saatinde, yatmadan hemen önce ya da okuldan çıkar çıkmaz, ikisi de bitkinken çıkarılır. Okul günü akşam 20:30'da bir kutu oyun neredeyse her zaman gözyaşıyla biter. Bunu hafta sonuna ya da öğleden sonraya saklayın.
Bir ay sonra durum nasıl görünür
Amaç küçük olanın eşit sıklıkta kazanması değildir — bu gerçekçi değildir ve çocuklar bunu hisseder. Amaç, masaya oturmadan önce kaybedeceğine karar vermeyecek kadar sık kazanmış olmasıdır. Pratikte: on turdan üç dört tanesini alırsa oynamaya devam edecektir. Hiçbirini almazsa oynamayı reddedecektir — ve buna hakkı vardır.
Büyük olan ise ancak daha sonra fark edilecek başka bir şey kazanır. Bir kısıtlamayla oynamayı, henüz kavrayamamış birine bir kuralı anlatmayı ve beklemeyi öğrenir. Bu, bir kolay zafer daha kazanmaktan çok daha değerlidir.