Pazar Yemeğinden Sonra Buzdolabı: Çocuğun Seyretmek Yerine Düzenlediği 2 Oyun
Pazar akşamı, tezgahta tencereler ve kapanmayan bir buzdolabı. Kendiniz toparlamak yerine düzenlemeyi 7-9 yaş arası çocuklar için iki somut oyuna dönüştürün — tarih etiketleri, kutular ve yüksekliğe göre raflarla.
Pazar, saat 19:40. Tezgahın üzerinde bir tepsi musakka, bir tencere kuru fasulye, artan tavuk ve yarına çıkmayacak bir kase salata var. Buzdolabı üç dakikadır açık, biri "kapıyı kapat" diye bağırıyor, orta rafta ise kimsenin ne zamandır orada durduğunu hatırlamadığı sarımsı bir şey duran kutu var. Tam bu anda çocuk genellikle ortaya çıkar, meyve çekmecesini açar ve ne zaman yiyeceğimizi sorar.

Buradan sonra iki yol var. Birincisi: "Çekil, sadece engel oluyorsun." İkincisi: hangi kutunun nereye gideceğine karar veren kişi rolünü ona vermek. İkinci yol ilk iki haftada on dakika daha fazla sürer, sonrasında ise her seferinde size on beş dakika kazandırır.

"Toparlamama yardım et" neden işe yaramaz
Mutfakta en sık söylenen cümle aynı zamanda en işe yaramaz olanıdır. "Yardım et" hiçbir bilgi içermez. Çocuk nereden başlayacağını, ne zaman biteceğini ve başardığını nasıl anlayacağını bilmez — bu yüzden bir kutu alır, öne bir yere koyar ve ekranın başına döner. Bu tembellik değildir. Ona sınırları belli bir görev eksiktir.
Görev denetlenebilir hale geldiği anda fark hemen ortaya çıkar. "Yardım et"in sonu yoktur. "En eski tarihli üç kutuyu bul ve orta rafın ön kenarına koy" cümlesinin ise sonu, sayısı ve yeri vardır. Sekiz yaşındaki bir çocuk ikinci cümleyi tek bir ek soru sormadan yerine getirir.
Daha sessiz bir ikinci yanılgı daha var: buzdolabını düzenlemenin bir estetik meselesi olduğu düşüncesi. Değildir. Bu bir yükseklik ve tarih meselesidir. Raftan iki santimetre daha yüksek olan bir kutu güzel görünsün diye yerleştirilmez — o kutu basitçe sığmaz, ve bu yedi yaşındaki bir çocuğun çoğu yetişkin açıklamasından daha hızlı kavradığı bir fizik kuralıdır.

Farkı yaratan hazırlık — cumartesi günü beş dakika
- Cetvelle raflar arasındaki yüksekliği ölçün ve kapının iç kısmına yapıştırdığınız küçük bir kağıda kalemle not edin: örneğin "üst 21 cm, orta 17 cm, alt 25 cm".
- Gerçekten kullandığınız 6-8 kutuyu ayırın ve bunları yüksekliğe göre iki yığın halinde sınıflandırın — kısa ve uzun.
- Yapışkan not kağıtları veya bant ve kalın uçlu bir kalem hazırlayın. Başka bir şeye gerek yok; etiket satın alacaksanız bir paket yapışkan etiket birkaç aya yeter ve yaklaşık 2 €'ya mal olur.
- Sesli bir kural belirleyin: en eski yemek önde durur. Geri kalan her şey bundan çıkar.
"Tarih Müfettişi" Oyunu
Bu oyun için sadece yapışkan not kağıtları, kalın uçlu bir kalem ve hazırlanmış yemek dolu kutular gerekiyor. 10-12 dakika sürer ve 7-9 yaş arası çocuklar içindir. Çocuğa bir unvan verilir: müfettiş. Görevi, her nota yemeğin pişirildiği günü yazmaktır — ay ve yıl içeren tam tarih değil, sadece "paz", "pzt" ve bir sayı: "paz 7". Notu kapağın üstüne yapıştırır, yan tarafa değil, çünkü kutular art arda dizildiğinde yan taraf okunmaz. Sonra müfettiş tüm buzdolabını dolaşır ve etiketsiz bir şey olup olmadığını kontrol eder. Etiketsiz her şey tezgaha çıkarılır ve birlikte karar verirsiniz: kalacak mı, gidecek mi. Çocuk yüksek sesle "bu salı gününden, demek ki fasulyeden daha eski" der — oyunun amacı tam olarak bu cümledir. Buzdolabındaki her kutunun okunabilir bir etiketi olduğunda ve çocuk düşünmeden içindeki en eski yemeği size gösterebildiğinde görev tamamlanmış demektir.
Bir soru değil, bir kural olarak yükseklik
İkinci oyun daha fiziksel ve genellikle yedi-sekiz yaşındakiler tarafından daha çok beğenilir. Fikir basit: her kutu, eğilmeden ve üstündeki rafa baskı yapmadan dik durabileceği bir raf bulmalıdır. Sığmıyorsa — kutu kaybeder ve içindekiler başka bir kaba aktarılır.
"Hangi Raf Senin?" Oyunu
Bir cetvel veya terzi metresi, yemek dolu kutular ve kapıdaki yükseklik notu gerekiyor. Süre yaklaşık 8 dakika, yaş aralığı ise 7-9, çünkü santimetre okuma becerisi gerektiriyor. Çocuk kutuyu ölçer, sayıyı yüksek sesle söyler — "bu 15, demek ki orta raf" — ve yerleştirir. İçerideki düzen kuralı: uzun kutular arkada, kısa kutular önde, böylece ne olduğu görülebilir. Kutu 18 cm, raf 17 cm ise zorla sokulmaz — yemek daha alçak bir kaba aktarılır. En üst raf için bir yasak koyun: oraya ağır tencereler konmaz, çünkü çocuk onlara güvenli şekilde uzanamaz. Buzdolabının kapısı ilk seferde kapandığında, hiçbir şey eğilmediğinde ve çocuk hangi rafın hangi yükseklik için olduğunu söyleyebildiğinde görev tamamlanmış demektir.
"Anne, fasulye perşembeden kalma, musakka bugünden — demek ki fasulye öne gidecek." Bu cümle egzersizin bütün anlamıdır.
Sık yapılan hata: tüm toparlamayı çocuğa birden vermek
Ebeveyn hevesle "hadi bugün buzdolabını sen düzenle" der ve mutfaktan çıkar. On iki dakika sonra döndüğünde kapı açık, yerde üç kutu ve yarıda vazgeçmiş bir çocuk bulur. Ardından "olmuyor, daha küçük" sonucu çıkarılır — oysa gerçek sebep bu değildir.
Sebep basittir: bütün bir buzdolabı art arda kırk karar demektir. Yetişkin bunları otomatik olarak verir, çünkü binlerce kez vermiştir. Sekiz yaşındaki bir çocuk her kararı bilinçli olarak verir ve on beşinci civarında yorulur. Bu yüzden yukarıdaki iki oyun ayrı ve kısa tutulmuştur — biri tarihler için, diğeri yükseklikler için. İlk birkaç seferde ikisini aynı akşam yapmayın.
Daha ince bir ikinci hata: çocuk izlerken düzeltme yapmak. Kutuyu yerleştirdikten hemen sonra onu iki santimetre sola kaydırırsanız, bir sonraki pazar katılmak istemez. Kapı kapanıyor ve hiçbir şey dökülmüyorsa, düzenlemeyi yaptığı gibi bırakın. Gerçekten bir şeyi taşımanız gerekiyorsa, bunu daha sonra yapın ve bir dahaki sefere sadece şu kuralı ekleyin: "yoğurt her zaman kapıya".
Hafta boyunca nasıl devam ettirilir
- Her çarşamba akşamı: 3 dakika, çocuk pazardan kalma etiketli bir kutu olup olmadığını kontrol eder ve en öne koyar.
- Kapıda iki satırlık bir kağıt: "pazar pişti" ve "yenildi". Çocuk üstünü çizer, siz hiçbir şey yazmazsınız.
- Bir şey çöpe gittiğinde bunu sakin ve bir sayıyla söyleyin: "bu beş gün durdu, bir dahaki sefere daha az pişirelim". Öğreten sayıdır, sitem değil.
- İkinci küçük bir buzdolabınız veya dondurucunuz varsa, başlangıç için çocuğa sadece bir çekmece verin — orası onundur ve ondan o sorumludur.
Üç dört hafta sonra planlamadığınız bir şey ortaya çıkar: çocuk buzdolabını elle değil, bir soruyla açmaya başlar. "En eski hangisi?" diye sorar, arkada en yeniyi aramak yerine. Bu küçük bir değişikliktir ama tam olarak bu değişiklik evde çöpe giden yemeği azaltır — ve ay sonundaki markette bile fark edilir.