Matematik

Çocuğunuz 100'e kadar sayıyor ama sayıları anlıyor mu? Ebeveynler için 6 hızlı kontrol

15.08.2026 · 4 dk okuma

100'e kadar sayabilmek, onlu sistemi anladığının kanıtı değildir. İşte 15 dakikada çocuğunuzun onlukları gerçekten kavradığını mı yoksa sadece ezberden mi saydığını anlamanızı sağlayacak somut sorular ve iki oyun.

Yedi yaşındaki bir çocuk hiç takılmadan "seksen dokuz" der, yüze kadar sayar ve gülümseyerek size döner. Ebeveyn sorar: "Peki 89'dan bir fazla olan sayı hangisi?" Sessizlik olur. Sonra: "Seksen on." Bu dikkatsizlikten kaynaklanan bir hata değildir. Bu, çocuğun sayılarla değil, ezberlenmiş bir kelime dizisiyle iş gördüğünün ortaya çıktığı andır.

Две кутии за яйца с по десет гнезда — едната пълна с бобчета, другата с четири бобчета и празни гнезда, показващи как се брои на десетици.

Birinci ve ikinci sınıfta 100'e kadar sayabilmek bir tür bitiş çizgisi gibi görülür. Çocuk oraya ulaştıysa hazır demektir. Oysa sayı adları dizisi, tıpkı bir şiir ya da şarkı gibi kulakla ve ritimle öğrenilir. Onlu sistem ise bambaşka bir şeydir: 47'nin dört tam onluk artı yedi birlik anlamına geldiğini ve bu dört onluğun aslında gruplar hâlinde toplanmış kırk ayrı nesne olduğunu kavramak.

Малка сергия играчка с купчинки монети по едно и две евро и предмети с празни ценови етикети, наредени на дървен плот.

Bu yazı kimin için

6 ile 8 yaş arasındaki çocuklar için yazıyorum — anasınıfından ikinci sınıfın sonuna kadar. Sayıların salt kelime olarak mı kalacağı, yoksa gerçek miktarlara dönüşüp dönüşmeyeceği tam da bu iki üç yıl içinde belirlenir. Çocuğunuz daha büyükse ve hâlâ 30 + 20 işleminde parmak sayıyorsa, aşağıdaki kontroller yine işe yarar; sadece eksik olan yeri daha çabuk fark edersiniz.

Дървено стълбище, при което първите десет стъпала са визуално обособени като една група, за да покажат идеята за десетица.

Gerçeği beş dakikada ortaya çıkaran altı soru

Bunlar bir test değildir, birbiri ardına sorgu gibi de sorulmaz. Kahvaltıda, arabada, sırada beklerken sorun. Çocuk altısından üçünde takılıyorsa sorun sayı saymada değil, onlukları kavramada demektir.

Türkçe sayı adları sorunu nasıl gizler

Dilimizde bir tuzak vardır. 11'den 19'a kadar olan sayılar "on bir", "on iki" gibi neredeyse şeffaf söylenir ve çocuk bunları kolayca bir ve ikiyle ilişkilendirir. Ama tam da bu şeffaflık ebeveyni yanıltır. Çocuk "on yedi"yi kusursuzca söyleyebilir, yine de bunu sadece sıradaki bir şeyin adı olarak görebilir — tıpkı "salı"nın bir günün adı olması gibi. Kontrol basittir: masaya 17 düğme koyun ve çocuktan bunların on yedi tane olduğunu hemen gösterecek şekilde dizmesini isteyin. Bir grup on tane ve ayrıca yedi tane daha yapıyorsa anlamış demektir. Hepsini tek tek güzel bir sıra hâlinde diziyorsa hâlâ sayma aşamasındadır.

Yumurta viyolü oyunu

Gözle görülen onluk

İki adet yumurta viyolüne (her birinden ikişer göz kesip on gözlük hâle getirin), bir avuç kuru fasulye veya düğme ve bir kağıda ihtiyacınız var. Yaklaşık 15 dakika sürer ve 6-8 yaş arası çocuklar için uygundur. Bir sayı söylersiniz — mesela 34 — ve çocuk bunu göstermelidir: üç viyolü tam doldurur, dört taneyi ayrı bırakır. "Yığın hâlinde toplama"yı kabul etmeyin. Sonra oyunu tersine çevirirsiniz: siz dizersiniz, çocuk tek tek saymadan sayıyı söyler. En önemli kısım sonda gelir — "neredeyse dolu olan onluğa bir tane daha koysam ne olur?" diye sorun ve çocuğun yeni onluğun nasıl doğduğunu kendi gözüyle görmesine izin verin. Görev, çocuk art arda dört sayıyı hatasız dizip 39 artı bir'de ne olduğunu kendi cümleleriyle açıkladığında tamamlanmış sayılır.

Market oyunu

10 TL'lik market

1 ve 5 TL'lik madeni paralara ve üzerine 1 ile 10 TL arası fiyatlar yazdığınız birkaç kağıda ihtiyacınız var — evdeki küçük eşyalara fiyat etiketi de yapıştırabilirsiniz. Oyun 10-20 dakika sürer ve 7-8 yaş arası çocuklarla en iyi şekilde işler. Çocuk satıcı, siz alıcısınız ve madeni parayla ödeme yaparsınız. Buradaki incelik, sesli sayarken bazen doğru bazen yanlış saymanızdır: "Demek elimde 5 TL'lik iki madeni para var, bu da... elli mi ediyor?" Anlayan çocuk buna itiraz eder. Ezberleyen çocuk başını sallar. En az iki bilinçli hatanızı yakalayıp doğru toplamı açıkladığında oyun başarılı sayılır.

Ebeveynlerin en sık yaptığı hata

Çocuk takıldığında ilk tepki saymayı tekrarlatmak olur — bir kez daha yüze kadar, sonra tekrar, her gün biraz daha. Mantık kusursuz görünür: madem yürümüyor, demek ki daha çok alıştırma gerekiyor. Oysa tekrar, zaten çalışan şeyi güçlendirir — kelime belleğini — ve asıl eksik olan yere hiç dokunmaz. Çocuk ezberden saymada daha da hızlanır, ama ona 56'da kaç onluk olduğu sorulduğunda daha da çaresiz kalır.

İkinci klasik hata: "merdivenleri çıkarken sesli sayabilir" düşüncesidir. Güzel bir alıştırmadır ama merdiven, birbirinin aynı basamaklardan oluşan bir sıradır ve hiçbir yerde gruplamayı göstermez. İşe yaraması için çıkarken şöyle deyin: "On basamağa geldik, bu bir onluk. Bir on daha mı?"

Çocuk 70'ten önce hangi sayının geldiğini söyleyemiyorsa, 100'e kadar sayabilmesinin hiçbir anlamı yoktur.

Önümüzdeki iki hafta boyunca ne yapmalı

İki hafta sonra çocuk viyollerle 34'ü gösterebiliyor, 56'da kaç onluk olduğunu söyleyebiliyor ve 87'den devam ederek takılmadan sayabiliyorsa, onlu sistem yerine oturmuş demektir. Bundan sonra 100'e kadar toplama ve çıkarma artık bir eziyet olmaktan çıkar, çünkü çocuk artık rakamları değil, miktarları hareket ettirmektedir.

İlgili içerikler

Toplama ve çıkarma çalışması iskambil kağıdıyla: gerçekten işe yarayan oyunlar (7-9 yaş)

Matematik ödevi ağlama krizi: akşam masasındaki savaşı nasıl durdurursunuz

Yaz Tatilinde Çarpım Tablosu: Defter Olmadan Günde 15 Dakika

Çocuk hesabı doğru yapıyor ama sözel problemlerde yanlış işlemi seçiyor

Markette Matematik: Para Üstü, Kampanyalar ve Kilogramlar Çocuğa Gerçek Hesabı Nasıl Öğretir

Saat akrebi ve yelkovanı: sadece dijital saati bilen bir çocuğa nasıl öğretilir