İlk 3 €, akşama kadar yok oldu: üç kavanoz derslerle değil, oyunla tanıtıldı
Çocuk ilk harçlığını cumartesi sabahı alıyor ve akşama kadar ondan eser kalmıyor. Gerçek madeni paralarla oynanan üç oyun, bir kavanozun üzerine yazılmış tek bir tarih ve beklemeyi gözle görülür kılan bir kağıt şerit.
Cumartesi, ekim ayının ilk haftası. Sabah saat on'da çocuk üç avro alır — gerçekten kendisine ait olan ilk para. Akşam saat yedide cebinde bir çıkartma, yarım paket sakız ve nereden geldiği kimsenin hatırlamadığı yirmi sent kalmıştır. "Para nereye gitti?" sorusuna verilen cevap omuz silkmek ve son derece samimi bir "Bilmiyorum."tur.

Tam bu noktada genelde tasarruf dersi başlar. Ve genelde tam bu noktada her şey suya düşer. Aşağıdaki yazı 7-9 yaş arası çocuklar için — madeni paraları artık güvenle sayabilen ama gelecek cumartesiyi hâlâ gerçek bir şey olarak hayal edemeyen yaş grubu.

Üç kavanoz neden ilk seferde işe yaramaz
Harcama, biriktirme ve hediye için üç kavanoz sistemi mantıklıdır. Sorun, bu sistemin tanıtıldığı an ile ilgilidir. Neredeyse her ebeveyn bunu, çocuk madeni paraları avucunda sıkıca tutup kapıya bakarken anlatır. O anda çocuk bir sistem duymaz. Duyduğu şey şudur: "Aklındaki şeyi alamayacaksın."
İkinci tökezleme noktası "biriktirmek" kelimesinin kendisidir. Sekiz yaşındaki bir çocuk için bu, içine para giren ama hiçbir şeyin olmadığı bir kavanozdur. Asla. Sonu yok, tarihi yok, resmi yok. Siz bir şey için biriktirdiğinizde ne için ve yaklaşık ne zamana kadar biriktirdiğinizi bilirsiniz. Çocuk ikisini de bilmez — bu yüzden onun gözünde ortadaki kavanoz, güzel sözlerle süslenmiş bir el koymadan başka bir şey değildir.
Çocuğun dokunamadığı, sayamadığı ve göremediği para, onun için var olmuyor demektir. Bu yüzden kavanoz şeffaf olmalı, açılacağı tarih ise büyük bir kalemle dışına yazılmalı.

Paylaştırma cebe girmeden önce yapılmalı, sonra değil
Pratik bir çözüm bütün durumu tersine çevirir: üç avroyu tek bir 2 €'luk ve tek bir 1 €'luk madeni para olarak vermeyin. Bunları önceden altı adet 50 sentlik bozuk paraya çevirin. Altı madeni para paylaştırılabilir. İki madeni para hiçbir şekilde paylaştırılamaz ve çocuk bunu anında hisseder.
Altı madeni para, üç kavanoz
Üç adet şeffaf küçük kavanoz veya bardağa, bir kaleme, etiket için üç şerit kağıda ve altı adet 50 sentlik bozuk paraya çevrilmiş üç avroya ihtiyacınız var. İlk cumartesi yaklaşık 15 dakika, sonraki her cumartesi ise üç dakika sürer. En iyi 7-9 yaş arası çocuklarda işe yarar. Etiketleri çocuk kendi yazar ama sizin yazacağınız kelimelerle değil: birinci kavanoz "Bugün", ikincisi "25 Ekim'e kadar bekliyorum" (birlikte hesaplanmış gerçek bir tarih), üçüncüsü "Başkası için"dir. Kural tek bir cümledir ve madeni paralar dağıtılmadan önce yüksek sesle söylenir: her kavanoza en az bir madeni para girer, kalan üç tanesini çocuk istediği gibi paylaştırır. Genellikle yapılan tercih üç madeni parayı "Bugün"e, iki tanesini "Bekliyorum"a, bir tanesini de "Başkası için"e koymaktır — yani 1,50 €, 1 € ve 50 sent. Paylaşımı beğenmeseniz bile yorum yapmayın. Çocuk madeni paraları size uzatmadan kendi eliyle kavanozlara atabiliyorsa ve size sormadan her kavanozun ne için olduğunu kendi cümleleriyle anlatabiliyorsa başarılı olmuşsunuz demektir.
Beklemeyi nasıl gözle görülür kılarız
"Bekliyorum" kavanozunun bir anlamı olması için çocuğun sonunda ne çıkacağını bilmesi gerekir. Burada 200 €'luk bir bisikletten söz etmiyoruz. İlk hedef, üç-dört hafta içinde ulaşılabilecek kadar yakın olmalı — aksi hâlde beklemek bir cezaya dönüşür. Haftalık 1 €'luk harçlıkla bu, 3 € ile 4 € arasında bir şey demektir.
İstek şeridi
Yaklaşık 30 santimetrelik bir kağıt şerit, bir cetvel, renkli bir kalem ve çocuğun istediği belirli şeyin fiyatına ihtiyacınız var. İlk hazırlık 10 dakika sürer, sonrasında her cumartesi bir dakika yeter. 7-9 yaş arası çocuklar için uygundur. Çocuk şeridin bir ucuna istediği şeyi çizer ve fiyatını yazar — örneğin 4 €. Ardından şeridi, haftalık 1 €'luk harçlıkla kaç hafta gerekiyorsa o kadar kareye bölersiniz, yani dört kareye. Şerit buzdolabına, tam kavanozların yanına yapıştırılır. Her cumartesi, madeni paralar "Bekliyorum"a girer girmez çocuk bir kareyi kendi eliyle boyar. Eğer bir cumartesi daha fazlasını "Bugün"e koymaya karar verir ve "Bekliyorum"a hiç para koymazsa — o hafta hiçbir kare boyanmaz ve şerit olduğu gibi kalır. Bütün "sonuç" bundan ibarettir, tek kelime söylemenize gerek yoktur. "Daha kaç cumartesi kaldı?" sorusuna çocuk parmak saymadan cevap verebiliyorsa başarılı olmuşsunuz demektir.
Ahlak dersi değil, hesap öğreten oyun
Hızlı harcamanın bir kısmı disiplin eksikliğinden değil, daha basit bir şeyden kaynaklanır: çocuk mağazada, baskı altında, anında iyi hesap yapamaz. Elinde ne kadar kalacağını bilmediğinde, elindeki her şeyi verir ve ne geri geleceğini görmeyi bekler.
Mutfak masasındaki market
Evden sekiz-on eşya toplayın — bir elma, bir kalem, çoraplar, bir kitap — ve bunlara 20 sent ile 2 € arasında kağıt fiyat etiketleri yapıştırın. Ayrıca gerçek madeni paralara (kavanozlardakiler bile olabilir) ve bir kasa kutusuna ihtiyacınız var. Oyun yaklaşık 20 dakika sürer ve 7-9 yaş arası çocuklar için uygundur. Önce çocuk müşteri olur, sonra rolleri değiştirirsiniz ve çocuk kasaya geçer — bu ikinci kısım daha önemlidir çünkü orada para üstü vermek zorunda kalır. Bir de zorluk ekleyin: oyun boyunca iki kez "Bugün 50 sentin altında bozuk param yok" deyin ve çocuğun bununla başa çıkmasını isteyin. Çocuk en az üç kez tam olarak ödeme yapabiliyor ve bir kez de para üstünü yüksek sesle şöyle kontrol edebiliyorsa başarılı olmuşsunuz demektir: "2 € verdim, 1,40 € tutuyor, bana 60 sent para üstü verirsiniz."
Her şeyi başa döndüren hatalar
- Sistemi çocuk parayı elinde tutarken anlatıyoruz. Onun kafasında sadece yasak kalır, paylaştırma kalmaz — bu yüzden konuşma, madeni paralar el değiştirmeden önce yapılmalı.
- Ortadaki kavanozun tarihi yok. Dışına bir tarih yazılmadığında biriktirme sonsuza dek sürer, sekiz yaşındaki bir çocuk için sonsuz bekleme, kayıp demektir.
- Üzüldüğümüz için aradaki farkı biz tamamlıyoruz. Eksik olan 1 €'yu bizim eklediğimiz an istek şeridi anlamını yitirir — çocuk, cumartesilerin hiçbir şey ifade etmediğini, önemli olanın ebeveynin sabrı olduğunu öğrenir.
- Harçlığı bir not veya dağınık oda için ceza olarak kullanıyoruz. O zaman para, hesap öğrenmek için bir malzeme olmaktan çıkar, kontrol aracına dönüşür ve çocuk bir dahaki sefere elinden alınmadan önce onu daha da hızlı harcar.
- Parayı opak bir kumbaraya koyuyoruz. Çocuk yığının nasıl büyüdüğünü göremez, oysa bu yaşta asıl ödül tam olarak büyüyen yığını izlemektir.
- Yapılan aptalca alışverişi eleştiriyoruz. "Buna 1,50 € mi harcadın?" güveni yok eder, bir dahaki sefere çocuk parayı sizden gizli harcamaya başlar.
Dört hafta sonra ne görülür
Değişen şey çocuğun harcamayı bırakması değildir. Değişen şey kurduğu cümlelerdir. Üçüncü-dördüncü cumartesi civarında "Bu iki cumartesiye bedel" ya da "Kavanoza param kalsın diye küçüğünü alacağım" gibi şeyler duymaya başlarsınız. İşte o zaman "Bekliyorum" kavanozu ilk kez açılır, çocuk kasada kendi parasıyla öder ve — en önemli kısım burasıdır — siz "Gördün mü, biriktirmek ne kadar güzelmiş" gibi hiçbir şey söylemezsiniz. Buzdolabındaki dört boyalı kare bunu sizin yerinize, hem de kimseyi içini çekmeden söyler.
İlk başarılı kavanozdan sonra, aynı gün yeni bir şerit hazırlayın. Aksi hâlde bir sonraki cumartesi para yine dağılıp gidecektir — inatçılıktan değil, gidecek bir yer olmadığı için.