Yeni mahalledeki ilk hafta: henüz oyun arkadaşı olmayan çocuk için oyunlar
5-7 yaş arası çocuklar için taşınmadan sonraki ilk yedi günde uygulanabilecek somut oyunlar ve cümleler — hemen arkadaş edinmesi için baskı yapmadan.
Kolikler daha antrede duruyor, çocuk pencerenin yanında durmuş aşağıda top oynayan üç çocuğu izliyor. İnmek istemiyor. Yine de inerse, banktan iki adım öteye geçip sessizce duruyor. Sonra geri dönüp şöyle diyor: „Kimse benimle oynamak istemiyor.“ Bu, taşınmadan sonraki dördüncü gün ve tam da burada birçok ebeveyn aynı hatayı yapıyor — tanıştırma organize etmeye başlıyor.

5 ile 7 yaş arasındaki çocuk henüz bir gruba konuşarak dahil olmaz. Eyleme geçerek dahil olur: birinin yanında kumda kazar, topun peşinden koşar, aynı kaydırağa çıkar. Ama herhangi bir eylemi gerçekleştirebilmesi için önce nerede olduğunu bilmesi gerekir. Bu giriş hangisi, bahçe nerede bitiyor, boynuza benzeyen dal nerede. İlk hafta arkadaş bulmak için değil, harita çıkarmak içindir.

„Git tanış“ demek neden çocuğun aleyhine işler
„Hadi yanlarına git, adlarını sor“ dediğinizde, aslında oyun alanında kimsenin uygulamadığı bir görev vermiş olursunuz. Bu yaştaki çocuklar kendini tanıtmaz. Yakınlarda belirir, yakın bir yerde dururlar ve bir noktada biri küreği uzatır. Çocuğunuz ezberlediği bir cümleyle gidip bu işe yaramazsa, şu sonuca varır: „Denedim ve başaramadım.“ İki böyle denemeden sonra artık aşağı inmeyi reddeder.
Yardımcı olmayan bir başka şey de eski yerle kıyaslama yapmaktır. „Eski binada hemen arkadaş edinmiştin.“ Orada iki yıllık bir avantajı vardı. Burada dört gün var.

Birinci oyun: yeni yerin haritası
Amaç, bilinmeyen bölgeyi çocuğun sahiplendiği bir şeye dönüştürmek. „Bu benim bankım“ diyebilen bir çocuk, sadece dışarı çıkarılmış bir çocuğa göre çok daha rahat durur.
On işaret avcıları
Sadece bir A4 kağıt, bir kalem ve isterseniz fotoğraf için bir telefon yeterli. Birlikte bahçede ve bina çevresinde dolaşıp çocuğun kendi seçtiği on şeyi arıyorsunuz — duvara çizilmiş bir kalp, çatallı bir ağaç, üzerinde yazı olan bir rögar kapağı, en çok gıcırdayan salıncak, hep aynı pervazda uyuyan bir kedi. Çocuk bunları çizer ya da siz fotoğraflarsınız, akşam da odasının duvarına yapıştırırsınız. Günde yaklaşık 25 dakika sürer, üç gün art arda uygulanır. 5-7 yaş için uygundur. Dördüncü gün çocuk size şöyle diyerek yol gösteriyorsa başarmışsınız demektir: „Gel sana çatallı ağacı göstereyim.“
Üçüncü gün bir kural daha ekleyin: işaretlerden biri başka çocukların olduğu bir yer olsun. Yanlarına gitmiyorsunuz. Sadece haritaya not düşüyorsunuz. Böylece oyun alanı, bir sınav olmadan bilinen şeyler listesine girmiş olur.
İkinci oyun: kendi kendine oynanan ama ilgi çeken oyun
Dışarıdan bakıldığında o kadar ilginç görünen etkinlikler vardır ki diğer çocuklar kendiliğinden yaklaşır. Bu, laf atmaktan çok daha güvenilir bir yöntemdir. Çocuk kendi işine bakar, grup ona gelir.
Tebeşirle engel parkuru kurmak
Renkli tebeşir kutusuna ihtiyacınız var — yaklaşık 2-4 € tutar — ve biraz düz asfalt. Çocuk bir parkur çizer: tek ayak üstünde zıplanacak kareler, ip gibi üzerinde yürünecek bir çizgi, iki kez dönülecek bir daire. Bunu tek başına oynar, sesli sesli sayar. Sizse bankta oturun, katılmayın. Yirmi dakika yeter. 5-7 yaş için uygundur. En az bir çocuk durup bakarsa — katılmasa bile — başarmışsınız demektir. „Bu ne“ diye sorarsa çocuğun hazır bir cevabı vardır: „Parkur. Buradan dene.“
Evde tam olarak bu iki cümleyi provasını yapın. „Merhaba, ben…“ değil, „Buradan dene“ ve „Sen de yapabilirsin.“ Kısa repliklerin işe yaradığı, heyecandan uzun cümlelerin unutulduğu görülür.
Çocuk aşağı inmeyi reddettiğinde ne yapmalı
- Bir kereden fazla ısrar etmeyin. İkinci ısrar, ricaya benzer ve çocuk bunun önemli olduğunu hisseder — bu da durumu daha da korkutucu hale getirir.
- Sosyal temas değil, bir görev önerin: „Kedinin hâlâ pervazda olup olmadığına bakmaya iniyoruz.“ Dışarı çıkmanın bir amacı ve sonu olur.
- Süreyi siz belirleyin: „On dakika, sonra çıkıyoruz.“ Çocuk bir çıkış yolu olduğunu bildiğinde daha kolay iner.
- Paylaşılabilecek bir şey götürün — tebeşir, çam kozalağı, iki top. Nesne, kelimelerin yapamadığı işi yapar.
- Çocuk kenarda durup diğer çocukları izliyorsa onu itmeyin. Gözlemlemek, sürece dahil olmanın ilk aşamasıdır, reddetme değil.
Sık yapılan bir hata: yedinci günde doğum günü partisi
Ebeveynler „işleri hızlandırmak için“ apartmandan tanımadıkları üç çocuğu krep partisine davet ediyor. Çoğu zaman tam tersi oluyor. Misafirler birbirini zaten tanıyor, aralarında oynuyor, sizin çocuğunuz ise kendi odasında dışarıdan bakan biri gibi kalıyor. Bunun yerine tek bir çocuk davet edin. Sadece bir tane. Kırk dakikalığına, net bir etkinlikle — hamur, lego, büyük bir kağıda resim yapma. İki kişi sohbet eder; üç kişi olunca zaten çoğunluk oluşur.
Bir başka hata da çocuğu „sosyalleşsin diye“ hemen üç kursa birden yazdırmaktır. İlk hafta çocuk tüm enerjisini yeni yatağına, yeni seslere ve markete giden yeni yola harcar. Programa bir şey eklemeden önce en az on gün bekleyin.
İlk hafta boyunca söylenen „Kimse benimle oynamak istemiyor“ genellikle „burada nasıl dahil olunacağını bilmiyorum“ anlamına gelir, „beni sevmiyorlar“ değil.
İyi geçen bir haftanın sonu nasıl görünür
Arkadaş aramayın. Üç şeyi arayın: çocuğun ısrar edilmeden aşağı inmesi, aşağıda kendine ait dediği en az bir yerin olması ve tanımadığı bir çocukla bir tür etkileşim yaşamış olması — uzatılan bir top, salıncağın kaydırılması, birlikte bir karede zıplama. Bu yeterlidir. Arkadaşlık genellikle üçüncü ya da dördüncü haftaya doğru gelir; taşınma yaz aylarında olduysa, eylül ortasında okullar açılıp mahalledeki çocuklar aynı yoldan gitmeye başlayınca gelir.
Sık gözden kaçan bir şey daha var: çocuğa kendi versiyonunuzu anlatın. „Ben de burada henüz kimseyi tanımıyorum. Bugün hangi kapının bizim olduğunu bile karıştırdım.“ Yetişkin de yeni yeri öğrendiğini kabul edince, çocuk kendi tedirginliğini kendi başarısızlığı olarak görmeyi bırakır.