Büyük Çocuğu 20 Dakika Oyalayın: Bebeği Emzirirken İşe Yarayan Oyunlar
5-7 yaş arası çocuklar için, bebeğin bir öğün emzirme süresi kadar dayanan pratik tek başına oyunlar. Yeni bir şey satın almadan ve siz oyuna dahil olmadan.
Bebekle kanepeye oturmuşsunuz, emzirme başladı, her şey sakin. Tam o sırada diğer odadan "Anne, canım sıkıldı" sesi geliyor. Üç dakika sonra yanınızda, battaniyeyi çekiştiriyor, bebeğe dokunmak istiyor. Arada üç dört yaş fark olan çocuğu olan herkes bunu bilir.

Genellikle verilen tavsiye "ona yeni bir şey verin" olur. Bir yapboz alırsınız, yedi dakika oyalanır, sonra oyuncak diğerlerinin yanına gider. Sorun oyuncakta değil. Beş yaşındaki bir çocuk kendi başına bir görev kurgulayıp kurallarını belirleyip ne zaman bittiğine karar veremez — bu, beyninin henüz tek başına yapamadığı bir iş. İşe yarayan büyük çocuğu oyalayan oyunlar, bu çerçeveyi çocuğa önceden verir; o zaman çocuk rahatlıkla yirmi dakika dayanır. Vermezseniz üç dakikada bir yanınıza döner.
Burada yaşla ilgili bir not önemli: aşağıdaki büyük çocuğu oyalayan oyunların hepsi 5-7 yaş arası çocuklar için denenmiştir — birkaç adımlı sözlü yönergeyi anlayan ama henüz uzun metin okumayan çocuklar. Üç yaşındaki bir çocukta işe yaramaz, sekiz yaşındaki içinse sıkıcı gelir.

Bir görevi "yirmi dakikalık" yapan nedir
Büyük çocuğu oyalayan oyunlarda üç dakika sürenle yirmi dakika süren arasındaki fark dört şeyde toplanır. Birincisi — ortaya çıkan bir sonuç, en sonda gösterilecek bir şey olmalı. İkincisi — biraz zorluk katan bir kural olmalı (herhangi bir kale değil, sadece mavi küplerden yapılmış bir kale). Üçüncüsü — çocuk ne zaman biteceğini bilmeli: kum saati, mutfak zamanlayıcısı, masadaki telefonun alarmı. Dördüncüsü — zorlandığında ne yapacağını, size gelmeden, bilmeli.
Bu sonuncusu önceden, çocuğun tekrar edebileceği sözcüklerle belirlenir. Örneğin: "Bir şey olmuyorsa onu bir kenara koy, sıradakine geç. Bebekle işim bitince bakarım." Bunu bir kez söyleyin, kendi cümleleriyle tekrar etmesini isteyin ve sonra sözünüzü gerçekten tutun — yoksa bir dahaki sefere size inanmaz.

Görev: "Kanepe Müzesi"
Bir tepsi veya büyük bir tabla, altı sekiz kağıt parçası, kalem, yapışkan bant veya koli bandı gerekiyor. Çocuk evi dolaşıp belirlenen bir temaya göre tam sekiz eşya toplar — "avucumdan küçük olan şeyler", "yuvarlak olan şeyler", "bebekken benim olan şeyler". Bunları tepsiye dizer, her biri için ne olduğunu ve nereden geldiğini yazan ya da çizen bir etiket hazırlar. Sonunda size müzeyi gezdirir ve her eseri anlatır. 15-25 dakika sürer, 5-7 yaş için uygundur; beş yaşındakilere yazmak yerine etiketleri çizmelerini söyleyin. Tepside sekiz eşya ve sekiz etiket varsa, çocuk bunlardan en az beşi hakkında birer cümle kurabiliyorsa görev başarılıdır.
Gezi kısmı süs değil, işin can alıcı noktasıdır. Çocuk sonunda bir izleyicisi olacağını bildiğinde daha odaklı çalışır. Siz de işinizi bitirmiş olursunuz: gezi üç dakika sürer, o sırada bebek çoktan doymuştur.
Görev: "Bilyenin Yolculuğu"
Mutfak kağıdı ruloları, birkaç karton kutu, koli bandı ve bir bilye veya kapak toplayın. Görev tek: bilye en yüksek noktadan yola çıkıp yere konan kutuya, ona dokunmadan ulaşmalı. Çocuğu meşgul tutan kural şu: bilye her yoldan çıktığında sadece bir şeyi düzeltip yeniden denemeli. Denemeleri saymak da oyunun bir parçası. 20-30 dakika sürer, 5-7 yaş arasında çok iyi işler; altı yedi yaşındakiler için ikinci bir koşul ekleyebilirsiniz: yol en az bir viraj içermeli. Bilye kutuya art arda iki kez ulaşırsa görev başarılıdır.
Ruloları bir hafta önceden biriktirirseniz bu oyunun malzemeleri sıfır liraya mal olur. Bir şey satın almanız gerekirse, yaklaşık 60 TL'ye koli bandı alın; zaten size yüz kere lazım olacak.
En yaygın hata: oyun bebek ağladığında başlıyor
Neredeyse herkes böyle yapıyor. Bebek ağlamaya başlıyor, siz emzirmek için oturuyorsunuz ve büyük çocuğa geçerken şunu söylüyorsunuz: "Git bir şeyle oyalan." Neredeyse hiç işe yaramıyor, nedeni basit: o anda çocuk zaten ilginin başka yöne kaydığını hissetmiştir ve tam o anda onu geri almak ister. Ayrıca "bir şeyle oyalan" bir görev değil, onun yerine düşünmesi için bir davettir.
Sırayı değiştirin. Görevi, bebekle oturmadan beş dakika önce, siz hâlâ müsaitken ve gözünün içine bakabilirken verin. Açıklayın, soruları dinleyin, zamanlayıcıyı başlatın ve ancak o zaman bebeği kucağınıza alın. Çocuk böylece boşlukta terk edilmiş değil, kendi işine çoktan başlamış olur.
İkinci yaygın hata, aceleyle övüp geçmektir. Omzunuzun üstünden söylenen "aferin, çok güzel" sandığımızdan daha az değer taşır. Sonunda o iki dakikayı ayırın ve somut sorular sorun: hangi kısım en zordu, önce neyi denedi, bir dahaki sefere neyi değiştirirdi. Böylece bir sonraki görev pazarlıksız kabul edilir.
Ekrana dönüşmesini nasıl engellersiniz
- Görevler bir listeye göre dönsün — büyük çocuğu oyalayan oyunlardan sekiz görevlik bir liste hazırlayın, tamamlananın üstüne çıkartma yapıştırın; böylece en yorgun olduğunuz anda yeni bir şey uydurmak zorunda kalmazsınız.
- Malzemeler, çocuğun kendi başına ulaşabildiği tek bir kutuda dursun; dolaptan bir şey indirmeniz gerekiyorsa fikir daha başlamadan dağılır.
- Aynı etkinlik haftada en fazla iki kez tekrarlanır; üçüncüsünde artık "yine bu" olur.
- Zamanlayıcı görünür olsun. Duvar saati veya mutfak zamanlayıcısı telefondan daha işe yarar, çünkü çocuk kalan süreyi kendi başına kontrol edebilir.
Birkaç hafta sonra geriye ne kalır
Amaç ne pahasına olursa olsun sessizlik değil. Bir ay boyunca büyük çocuğu oyalayan oyunları bu düzende uyguladığınızda çocuk, sakin geçen yirmi dakikadan çok daha değerli bir şey yapmaya başlar: kendi kendine kuralları ve bitişi olan görevler uydurmaya başlar. "Şimdi sadece kırmızılarla bir köprü yapacağım, sonra sana göstereceğim" dediğini duyarsınız — ve işte o an, başlamak için artık size ihtiyacı kalmamıştır.
Ona yeni bir oyuncak vermeyin. Ona bir görev, bir kural ve bitiş saati verin.