Göz Doktoru Bekleme Salonunda 1. Sınıf Sağlık Karnesi Öncesi Çocukla Ne Yapılır
Haziran ayında göz muayenehanesi önünde telefonsuz ve sinirsiz geçen yirmi-kırk dakikalık bekleme. Çantanızda zaten olanlarla oynanan ve çocuğu muayenenin kendisine hazırlayan beş oyun.
Haziran ayıdır, koridor dezenfektan kokuyor ve önünüzde daha dört aile var. Çocuk sıranın ne zaman geleceğini üç kez sordu bile, siz de üç kez "birazdan" dediniz, içeriden hemşire bir sonraki ismi çağırıyor. Telefon çantada ve hepimiz biliyoruz — işe yarıyor. Sorun sonrasında olan: çocuk on beş dakikadır ekrana yapışmış gözlerle kabine giriyor ve ondan istenen ilk şey uzağa bakıp küçük şekilleri ayırt etmesi oluyor.

Bu yüzden burada "ona bir kitap verin" yazmayacağım. Daha somut bir şey yazacağım: bekleme salonu bir prova alanıdır. Göz muayenesinde yapılan her şey — bir gözü kapatmak, uzağa bakmak, ne gördüğünü söylemek, fotoğraf için hareketsiz durmak — koridorda oyun olarak canlandırılabilir. Ve içeri girdiğinizde çocuk hareketleri zaten biliyor.
Bu yazı 5-7 yaş arası çocuklar için — bu sonbahar birinci sınıfa başlayacak ya da hazırlık sınıfında olanlar. Daha küçükler kuralları kaldıramaz, daha büyükler ise sıkıcı bulur.

Bekleme salonunda telefon neden aleyhinize döner
"Zararlı mavi ışık" iddialarıyla uğraşmayacağım. Sebep daha basit ve daha pratik. Ekranda çocuk otuz santimetreden, hareketsiz ve sessizce bakar. Muayenede tam tersi istenir: uzağa bakış, odak değişimi, sesli cevaplar. Geçiş ani olur ve çocuk sessizlik ya da "bilmiyorum" ile tepki verir. Doktor "nereyi gösteriyor?" diye sorar, o da omuz silker — görmediğinden değil, son yirmi dakikadır tek kelime etmediği için.
İkinci nokta: telefonu tam kapıdan önce elinden alırsanız bu bir mahrumiyettir. Çocuk kızgın girer. Bunun yerine doğal olarak biten bir oyun oynarsanız — "ona kadar sayıp bitirdik" — içeri giriş bir kesinti değil, devam olur.

Muayenenin kendisini prova eden oyun
Korsan Gözü
Fazla bir şeye ihtiyacınız yok — sadece çocuğun avucu ve koridorun diğer ucunda bakılacak bir şey: bir tabela, saat, kapı numarası, afiş. Oyun beş-on dakika sürer ve 5-7 yaş arası çocuklarda en iyi şekilde işler. "Şimdi korsansın. Bir gözünü avucunla kapat ama bastırma, sadece ört" dersiniz. Sonra diğer gözüyle ne gördüğünü sorarsınız: tabelada kaç harf var, saatin akrebi hangi renk, o afişte bir figür var mı. Sonra gözü değiştirip aynısını sorarsınız. Çocuk "bununla daha bulanık görüyorum" derse telaşlanmayın, yorum yapmayın — sadece aklınızda tutun ve içerde doktora söyleyin. Doktorun sorduğu tam olarak bu. Çocuk her iki gözü de sırayla kapatıp gülmeden ve gizli bakmadan her göz için birer cevap verdiyse başarmışsınız demektir.
Bu oyun iki iş birden görür. Çocuk tek gözle bakma hissine alışır — birçok çocuk için muayenenin en tedirgin edici kısmı budur, çünkü tanıdık değildir. Ve siz de içeri bir bilgi fazlasıyla girersiniz.
Peki ya çocuk kıpırdamadan duramıyorsa?
Sağlık karnesi fotoğrafı için iki-üç saniye hareketsizlik ve gerilmemiş bir yüz gerekir. Kulağa kolay geliyor. Yarım saattir bekleyen altı yaşında bir çocukla değil.
Üçte Heykel
Karşılıklı oturacak bir yerden başka bir şeye ihtiyacınız yok. İki-üç dakika yeterli, on dakikada bir tekrarlayın; 5-7 yaşta işe yarar. Yavaşça üçe kadar sayarsınız ve "üç"te ikiniz de donarsınız — omuzlar dik, eller dizlerde, bakış tam karşıya, ağız kapalı, dişler sıkılmadan. İlk kıpırdayan kaybeder. İlk seferinde üç saniye donarsınız, sonra beş, sonra yedi. Turlar arasında çocuk isterse kasıtlı olarak silkinebilir — bu bile yardımcı olur. Çocuk sırtı dik yedi saniye hareketsiz durup gülmediyse başarmışsınız demektir. Fotoğraf makinesinin önünde tam olarak bu istenecek.
Küçük bir ekleme: "fotoğraf yüzü" için de bir prova yapın. Kulaktan kulağa gülümseme değil, sakin bir yüz. Önce siz gösterin, çocuk taklit edecek ve bunu komik bulacak — daha da iyi, çünkü böylece hatırlar.
Elde hiçbir şey olmadan oynanan üç oyun
- İçimizden sayalım. Hangi sayıyı arayacağınızı kararlaştırın — mesela 4. Sonra koridoru gözle tarayın ve herkes dörtlüyü nerede gördüğünü söylesin: bir kapıda, bir afişte, bir takvimde, bir tartıda. Üç tane bulan kazanır. Çocuğun adının başharfiyle de oynanabilir.
- Sırada kim var. Sessizce, sadece ikinizin arasında, sizden sonra kimin gireceğini tahmin edin — insanları yorumlamayın, sadece sırayı. "Bizden sonra kırmızı çantalı teyze var." Doğru çıkınca çocuk kendini dedektif gibi hisseder ve sıra artık bir muamma olmaktan çıkar.
- Tersten anlatalım. Sabahtan beri ne yaptığınızı anlatın ama sondan başlayın: "Koridorda oturuyoruz. Ondan önce merdivenleri çıktık. Ondan önce..." Çocuk devam eder. Genelde uyanma anına kadar gidilir ve o zamana kadar hemşire adınızı çoktan çağırmış olur.
En sık yapılan hata: "birazdan gireriz" sözü
Hepimiz yapıyoruz. Çocuk ne zaman diye sorar, siz "birazdan" ya da "beş dakikaya" dersiniz. On beş dakika geçer. Çocuk artık size inanmaz ve bir sonraki sefer "acımayacak" dediğinizde de inanmaz — oysa kabinde tam olarak o cümleye ihtiyacınız olacaktır.
İşe yarayan alternatif dakika değil, insan saymaktır. "Önümüzde üç aile var. Üçüncüsü girince sıra bizde." Bu doğrulanabilir, çocuk kendi başına takip edebilir ve size bağlı değildir. Sayma görevini ona verin — böylece bekleme sizin değil onun işi olur.
İkinci sık hata: çocuk zaten gerginken içeride ne yapılacağını ayrıntılı anlatmaktır. Uzun açıklama bir uyarı gibi duyulur. Tek cümle yeterli: "Duvardaki resimlere bakacaksın ve ne gördüğünü söyleyeceksin." Gerisini anlatmak yerine oynayarak gösterin.
"Önümüzde üç aile var. Sen say — üçüncüsü girince sıra bizde."
Beklemenin uzun süreceğini biliyorsanız yanınıza ne almalısınız
Haziran ayında koridorlar kalabalıktır, çünkü tüm sağlık karneleri haziran ortasındaki öğretim yılı bitmeden önce doldurulur. Yirmi dakika ile bir saat arası bekleme gerçekçidir.
- Çocuğun kendi başına açabildiği bir şişe su. Ilık bir koridorda susuzluk çabuk bastırır ve sık sık ağlamaya sebep olur.
- Tatlı değil, tuzlu bir şey ya da meyve — bisküvi kırıntıları tam fotoğraftan önce sorun çıkarır.
- Bir deste kart ya da elinizde varsa 24 parçaya kadar küçük bir yapboz. Yaklaşık 2-3 € değerinde bir yapboz, kucağa sığdığı sürece daha pahalı oyuncaklarla aynı işi görür.
- Islak mendil. Muayeneden önce eller için — çünkü hemşire çocuğun gözlerine dokunmamasını isteyecektir.
- Yedek tişört, terleyip huzursuzlanan bir çocuğunuz varsa. Fotoğraf için kuru ve sakin olması işe yarar.
Kapıdan önceki son iki dakika
Adınızı duyduğunuzda ayağa kalkmadan önce her oyunu durdurun. Doğrulun, "oyun bitti, şimdi sıra bizde" deyin ve elinizi uzatın. Bu küçük duraklama — ayağa kalkmak için üç saniye — çocuğun kendini yeniden ayarlaması için fazlasıyla yeterlidir.
Göründüğünden daha çok işe yarayan bir şey daha: içeride bir şey çocuğu rahatsız ederse hangi kelimeyi kullanacağını önceden söyleyin. Koridorda kararlaştırın. "İçeride hoşuna gitmeyen bir şey olursa bana 'bir dakika' de, ben de durup soracağım." Çocuk bir freni olduğu hissiyle içeri girer. Çoğu zaman kullanmaz — ama tam da bu yüzden daha sakin girer.
Korsan gözünü ve heykel oyununu oynadıysanız koridordan üç kazanımla çıkarsınız: çocuk artık tek gözle bakmanın nasıl bir şey olduğunu bilir, fotoğraf için nasıl hareketsiz durulacağını bilir ve üzerinde anlaşılmış bir kelimesi vardır. Bu, çoğu çocuğun aldığından daha fazla hazırlıktır ve size zaten bekleyecek olduğunuz yirmi dakikadan başka hiçbir şeye mal olmamıştır.