Kasada 20 dakika: Bayram öncesi tıka basa dolu alışveriş arabasında gerçekten işe yarayan oyunlar
Cumartesi, aralık ayı, alışveriş arabanız tepeleme dolu ve önünüzde on beş kişi var. İşte bu dakikalarda 5-7 yaşındaki çocuğunuzla ne yapacağınız — telefon olmadan, kasa önündeki raftan şeker almadan ve kriz çıkarmadan.
Alışveriş arabası ağzına kadar dolu, üstünde bir kutu mandalina sallanıyor, önünüzde ise on bir kişi ve kasiyerin rulo değiştirdiği tek bir kasa var. Çocuk gözü hizasındaki raftan çikolatayı şimdiden iki kere kaptı. Alışverişin asıl kısmı burada başlıyor.

"Kasa kuyruğunda eğlence" konulu tavsiyelerin çoğunu, 20 Aralık'ta hiç dolu bir arabayla kuyrukta beklememiş insanlar yazmış belli ki. "Çağrışım oyunu oynayın", "ürünleri say" — kulağa hoş geliyor, ta ki çocuğun ürünlere dokunması, eğilmesi ya da üç kişinin arasından bağırması gerektiği ortaya çıkana kadar. Sıfır hareketle, kısık sesle oynanan ve aynı anda cüzdanını çıkaran bir yetişkinle uyumlu oyunlar lazım.

Standart oyunlar bu kuyrukta neden tutmuyor
Bayram öncesi kasa kuyruğunun her şeyi değiştiren üç özelliği var. Birincisi — çok dar. Yanınızdaki iki kişi otuz santim ötede duruyor, dolayısıyla yürümeyi ya da kolu açıp bir yeri göstermeyi gerektiren her oyun eleniyor. İkincisi — gürültülü, müzik yüksek sesle çalıyor ve çocuk sizi duyurabilmek için içgüdüsel olarak sesini yükseltiyor. Üçüncüsü — kasa önündeki raf, tam da beş yaşındaki bir çocuğun göz hizasına denk gelecek şekilde, 80-100 cm yüksekliğe özenle şekerle dolduruluyor.
Bu yüzden yalnızca şu üç özelliğe sahip oyunlar işe yarıyor: yerinden kımıldamadan oynanan, fısıltıyla oynanan ve net bir bitişi olan oyunlar. "Net bitiş" burada anahtar kelime. Oyunun bir sonu yoksa çocuk iki dakika içinde bırakır ve şeker rafına geri döner.

En uzun süre tutan oyun: "Bunu arabaya kim koydu?"
Bunu arabaya kim koydu?
Zaten önünüzde duran alışveriş arabasından başka hiçbir şeye ihtiyacınız yok — ürünler üstten görünüyor olsun yeter. 6-10 dakika sürer, 5-7 yaş arası çocuklar için uygundur. Çenenizle (elinizle değil, ortam dar) bir ürünü gösterip alçak sesle sorun: "Bu kim için?" Çocuk cevap versin — "Kaşar peyniri babaanne için, o börek yapacak", "Mandalinalar herkes için", "Bu şişe bayram için." Sonra rolleri değiştirin: çocuk bir ürün seçsin, siz tahmin edin. Zorlanırsa daha kolay bir soru sorun: "Bunu bugün mü yiyeceğiz, bayramda mı?" Çocuk arabadan hiçbir şey çıkarmadan kendiliğinden üç ürün gösterip kimin için olduğunu açıklarsa oyun başarılı sayılır.
Bu oyun işe yarıyor çünkü yeni bir şey icat etmiyorsunuz — araba zaten orada ve çocuğun sizin seçerken izlediği şeylerle dolu. Bir de yan etkisi var: çocuk alışverişi, bir şey istenen bir yer olarak değil, evdeki insanlar için hazırlık yapılan bir süreç olarak görmeye başlıyor.
5 dakika kalıp da sabır tükendiğinde
Fısıltıyla harf oyunu
Malzeme: hiçbir şey, yalnızca ikiniz. 3-5 dakika sürer, harfleri artık tanıyan 6-7 yaşındakiler için birebir uygundur. Fısıltıyla bir harf söyleyin — örneğin "M" — ve çocuk gözleriyle etraftan bu harfle başlayan üç şey bulsun: "mandalina, market, mendil." Elle işaret yok, sadece fısıltı var. Sonra harfi sizin için çocuk seçsin. Beş yaşındakiler için harfleri renklerle değiştirin: "kırmızı bir şey, ondan da kırmızı bir şey, minicik ve kırmızı bir şey." Çocuk sesini yükseltmeden iki tam tur tamamladıysanız başarmışsınız demektir.
Fısıltı tesadüf değil. Oyun sessizce oynandığında ikinizin arasında bir sır haline geliyor ve etraftaki insanlar denklemden çıkıyor. Bu yaştaki çocuklar suç ortaklığını oyunun kendisinden bile çok seviyor.
Kasa önündeki raf: ne yapmalı
Bu raf ortadan kaybolmayacak, yok saymanın da bir anlamı yok. Çocuk kendisi harekete geçmeden önce onu oyunun bir parçası haline getirmek daha iyi. Kuyruğa girer girmez söylenen şu cümle işe yarıyor: "Biliyorum, bu çikolatalar tam önünde duruyor. Bugün buradan almıyoruz. Ama bir tanesini seçebilirsin, gelecek sefer için aklımızda tutarız." Çocuk seçsin, ikiniz birlikte "aklınızda tutun" — mesele kapanır, çünkü sonu gelmez bir yasak değil, bir cevap var artık.
- Kuralı rafa varmadan önce söyleyin, çocuk elini uzattıktan sonra değil.
- Ona kendine ait bir görev verin: poşeti tutsun, önünüzde kaç kişi kaldığını saysın, bant ne zaman boşaldı takip etsin.
- Küçük bir şey söz verdiyseniz — örneğin 10 ₺'lik bir şeker — bunu önceden söyleyin ve tam olarak bir tanesine sadık kalın.
- Kasanın tam önünde pazarlığa girmeyin. Orada çocuğun bir izleyici kitlesi var ve bunu biliyor.
En sık yapılan hata: ilk hamle olarak telefon
Ebeveyn kuyruğa girer girmez telefonu uzatıyor. Kabul ediyorum, o an için rahatlatıyor. Ama bir bedeli var ve hemen ardından ödeniyor: çocuk kuyruktan aşırı uyarılmış bir dikkatle çıkıyor, bant üzerindeki ürünleri toplarken yardım etmeye sıfır isteği kalıyor ve bir dahaki sefere daha girişte telefon isteyecek, çünkü kuyruk demek ekran demek olduğunu öğrenmiş oluyor. Ayrıca çocuğun yanınızda durduğu, raflar arasında koşturmadığı ve konuşmaya hazır olduğu tek dakikaları da kaçırıyorsunuz.
Yine de o noktaya gelirseniz — bazen geliniyor — telefonu ilk üç dakika için değil, son üç dakika için saklayın. O zaman bir final oluyor, başlangıç noktası değil.
İkinci sık yapılan hata: "birazcık daha bekleyelim, sonra gidiyoruz" sözü. Beş yaşındaki bir çocuk için "birazcık" hiçbir anlam taşımıyor. Ölçülebilir bir şey söyleyin: "Kırmızı bereli kadını görüyor musun? O gidince sıra bize gelecek." Ya da önünüzdeki insanları saydırın çocuğa — azalan bir sayı, her türlü sakinleştirme sözünden daha iyi işe yarıyor.
Çocuk 20 dakikaya sabırlı olduğu için değil, yapacak bir şeyi olduğu ve ne zaman biteceğini bildiği için dayanıyor.
Son iki dakika: bant
Sıra size geldiğinde çocuğa genel geçer bir "yardım et" değil, somut bir görev verin. 5-6 yaşındakiler için: hafif ürünleri size uzatsın — ekmek, bir paket maya, bir kutu mandalina. 6-7 yaşındakiler için: soğuk ürünlerin hepsini yan yana dizsin, böylece hepsi birlikte poşete gitsin. Bu bir oyun değil, ama kuyruğun en güzel bitişi bu — çocuk oradan bir işe yaradığı, oyalandığı değil, bir iş bitirdiği hissiyle çıkıyor.
Değecek küçük bir şey daha: çıkarken tam olarak neyi iyi yaptığını söyleyin. "Aferin, iyi bir çocuktun" değil, "insanları sona kadar saydın ve soğuk ürünlerin hepsini uzattın" gibi bir şey. Gelecek cumartesi, sırf bu cümle sayesinde işiniz daha kolay olacak.