Büyükanne ve büyükbabaya misafirlikte sessiz oyunlar: oyuncaksız ve koşuşturmasız yedi fikir
Yaşlı akrabalara misafirliğe gittiğinizde ve evde tek bir oyuncak bile yoksa, 7-9 yaş arasındaki bir çocuğun getirilen eşyalara değil bir role ihtiyacı vardır. İşte oturarak, masada ya da kanepede oynanabilecek yedi sessiz oyun.
Antreye giriyorsunuz, çocuk ayakkabılarını çıkarıyor ve daha oturmadan fısıltıyla soruyor: "Ne zaman gidiyoruz?" Salonda kristal bir vazo, dantel bir örtü, haber kanalı açık bir televizyon ve sıfır oyuncak var. Kurallar birdenbire art arda sıralanıyor: koşma, dokunma, sessizce konuş. Yirmi dakika sonra çocuk sandalyenin arkalığına asılmış, öyle yüksek sesle iç çekiyor ki herkes duyuyor.

Genellikle verilen tavsiye sırt çantasını doldurmaktır: bir boyama kitabı, keçeli kalemler, küçük bir araba ve ihtimale karşı telefon. Bu yaklaşık yarım saat işe yarar. Sonra çocuk yapbozu çoktan tamamlar, keçeli kalem konsolun altına düşer ve yine başa dönersiniz — üstelik bu sefer başarısız olduğunuz hissiyle. Oysa bu evde asıl işe yarayan şey, çocuğu sohbetin içine alan sessiz oyunlardır.

Getirilen oyuncaklar neden çözüm olmuyor, sessiz oyunlar neden oluyor
Yedi ile dokuz yaş arasındaki bir çocuk, elleyecek bir şey olmadığı için sıkılmaz. Sıkılır çünkü o odada kendisine ait hiçbir rol yoktur. Yetişkinler onu ilgilendirmeyen konulardan bahseder, ona sadece iki soru sorar — "Okulda nasılsın?" ve "Ne kadar da büyümüşsün!" — sonra da çocuk bir mobilya parçasına dönüşür. Getirilen oyuncak onu daha da yalnızlaştırır: köşeye oturur, tek başına oynar ve sohbet başının üzerinden akıp gider.
Tam tersi daha iyi işler. Ona onu katılımcı yapan bir görev verin — sorular sormak, saymak, not tutmak, bir şeyleri taşımak. O zaman sessizlik ve oturmak birer yasak olmaktan çıkar, oyunun bir parçası hâline gelir. Bir şey daha: aşağıdaki sessiz oyunların neredeyse tamamı büyükannenin, büyükbabanın, teyzenin ya da dayının da katılmasını gerektiriyor. Asıl kazanç da bu. İki saat boyunca çocuğa ne söyleyeceğini bilemeyen yetişkin, birden anlatacak bir şey bulur.

En çok işe yarayan sessiz oyun: "Eski Zamanlardan Yirmi Soru"
Bu, "Bana çocukluğundan bahset" türünden çekingen sorularla yapılan bir röportaj değil. Puanlı ve net bir sonu olan bir oyun; yan etkisi ise çocuğun, ailede kimsenin daha önce kaydetmediği şeyleri öğrenmesi.
Eski Zamanlardan Yirmi Soru
Sadece bir kağıt ve kaleme ihtiyacınız var — bunları ev sahibinden isteyin, bu da oyunun bir parçası. 20-25 dakika sürer ve tam olarak 7-9 yaş arası çocuklar içindir. Çocuğa hazır bir soru listesi verilir ve çocuk notlar tutar: "İlk işin neydi?", "Okulda en çok hangi dersten nefret ederdin?", "Hiç lakabın oldu mu?", "Buzdolabında hiçbir şey olmadığında ne yerdiniz?", "Benim yaşımdayken en iyi arkadaşının adı neydi?". İçinde bir rakam geçen her cevap için — yıl, yaş, kardeş sayısı — çocuk bir yıldız işareti koyar. Hedef on yıldızdır. Yetişkin tek cümleyle değil de bir hikâyeyle cevap verirse iki yıldız kazanılır. Sonunda kağıtta en az on yıldız varsa ve çocuk arabada diğer ebeveynine cevaplardan birini anlatabiliyorsa oyun başarılı sayılır.
Masada oynanan beş sessiz oyun
- Sessiz Casus: biri odada bir eşya seçer ve sadece rengini söyler. Diğeri, en fazla on tane olmak üzere sadece "evet" ve "hayır" ile cevaplanabilecek sorular sorar. Daha az soruyla bilen kazanır. Fısıltıyla oynanır — bu, kuralın bir parçasıdır ve çocuklar buna şaşırtıcı derecede sıkı uyar.
- Tek Kelimelik Hikâye: herkes ortak bir cümleye birer kelime ekler, ta ki biri nokta koyana kadar. Noktayı koyan kişi bir sonraki cümleyi başlatır. Beş cümleden sonra tüm hikâye yüksek sesle okunur ve genellikle tamamen saçmadır.
- Eksik Olan Ne: masaya sekiz eşya dizin — bir kaşık, bir düğme, bir anahtar, bir tıpa. Çocuk otuz saniye onlara bakar, gözlerini kapatır, siz birini kaldırırsınız. Rolleri değiştirin, çünkü bu oyun büyükanne için de en az o kadar eğlencelidir.
- Mutfaktan Hesaplar: dört kişilik bir börek için altı yumurta gerekiyorsa, on kişi için kaç yumurta gerekir? Bir yoğurt yaklaşık 1,20 € ise, üç tanesi için ne kadar para yeter? Soruları siz değil ev sahibi sorsun — böylece sorular gerçek olur.
- Tarife Göre Çizim: biri bir şey çizer, göstermeden sadece sözcüklerle tarif eder. Diğeri bu tarife göre çizer. Sonra iki kağıt karşılaştırılır. Kahkaha garantidir, sesler ise alçak kalır çünkü çizen kişi dinlemektedir.
Evi gezerek oynanan sessiz oyun: eşyaların hikâyesi
Her eski ev ya da daire, hikâyesi olan eşyalarla doludur — artık çalışmayan bir saat, tanınmayan bıyıklı bir adamın fotoğrafı, sadece yılbaşında çıkarılan bir takım tabak. Çocuğun genellikle bunlara dokunma izni yoktur. Ona bunlar hakkında soru sorma izni verin.
Bu Evin Müzesi
Kağıt, kalem ve ev sahibinin izni gerekir; kameralı bir telefon varsa ve yetişkin onaylıyorsa fotoğraflar işe yarar ama zorunlu değildir. 30 dakika ayırın, 7-9 yaş için uygundur. Çocuk yetişkinle birlikte odaları dolaşır ve "müzeye" girecek beş eşya seçer. Her biri için üç şey not eder: adı ne, nereden geldiği ve ev sahibinin onu tarif ettiği tek bir kelime. İzinsiz hiçbir şeye dokunulmaz — eşya kırılganysa uzaktan bakılır, bu da oyunu daha ciddi kılar. Sonunda çocuk, bir tur rehberi gibi beş etiketi yüksek sesle okur. Etiketler beş taneyse ve en az bir eşya için bir yıl not edilmişse oyun başarılı sayılır.
Sessiz oyunlar yerine yapılan en sık hata: "Otur ve telefonla oyalan"
Telefon çocuğu gerçekten bir saatliğine susturur. Sorun sonra ortaya çıkar. Çocuk, akrabaları ziyaret etmeyi odanın içinde olmakla değil, odadan uzaklaştırılmakla ilişkilendirir ve bir dahaki sefere gitmek istemediğini söyler. Akraba ise eğik bir baş görür ve "günümüz çocukları iletişim kurmuyor" diye düşünür. Kimse suçlu değildir ama herkes birbirinden uzaklaşır.
İkinci sık yapılan hata, kuralları kapıda bir yasaklar listesi olarak açıklamaktır. "Koşma, dokunma, bağırma" çocuğa yapamayacağı üç şey verir, yapabileceği hiçbir şey vermez. Bunun tersini söyleyin, üstelik somut biçimde: "Bugünkü görevin büyükbabandan beş hikâye toplamak. Şu sandalyeye otur, o senin." Sandalye önemlidir. Çocuğun kendine ait bir yeri olmalı, yoksa odada amaçsızca dolaşır ve tam o sırada sehpaya çarpar.
Üçüncüsü — sohbeti kenardan yönetmeyin. Çocuk büyükannesine bir şey sorduğunda siz "Ona savaşı sor" diye araya girerseniz ya da konuşma biçimini düzeltirseniz, oyun bir sınava dönüşür. Cevaplar tekrar etse ya da sohbet tuhaf bir yöne gitse bile onları kendi başlarına bırakın.
Çocuk misafirlikte eğlendirilmemeli. Ona bir görev verilmeli — o zaman kendiliğinden eğlenir.
Sessiz oyunlara çocuğu arabada beş dakikada nasıl hazırlarsınız
- Bir isim ve bir bilgi söyleyin: "Nesrin teyzemize gidiyoruz, kendisi terzi ve dikiş makinesinden bahsetmeyi çok sever." Çocuk elinde hazır bir açılış cümlesiyle içeri girer.
- Ona üç değil, tek bir görev verin: "Bugün şu büyük saatin nereden geldiğini öğrenmeni istiyorum."
- "Artık dayanamıyorum" için gizli bir işaret kararlaştırın — örneğin çocuğun gelip dirseğinize dokunması. O zaman birlikte iki dakikalığına balkona çıkarsınız. Bu, çoğu krizi önler.
- Ne kadar kalacağınızı söyleyin ve buna sadık kalın. "Dört buçuğa kadar" bir tahmin değil, bir sözdür.
Bu sessiz oyunlardan sadece birini bile denerseniz, geçirilmiş iki saatten daha fazlasıyla ayrılırsınız. Çocuk büyükbabasının köpeğinin adını öğrenir, büyükbabası ise bir hafta boyunca komşularına torununun kendisini gazeteci gibi sorguya çektiğini anlatır.