Cep harçlığı ilkokulda: ne kadar, ne sıklıkla ve çocuk parasıyla ne yapar
7-9 yaş arası çocuğu olan ebeveynler için pratik rehber: hangi tutar mantıklı, hangi periyotta verilmeli ve çocuk her şeyi ilk gün harcamak yerine nasıl beklemeyi öğrenir.
Pazartesi günü çocuk 50 lira alır. Salı öğlen paranın hiçbir izi kalmamıştır — iki sakız, bir paket cips ve ertesi gün artık hiç işine yaramayan çıkartmalar. Çarşamba günü ise o soru gelir: "Biraz daha alabilir miyim?" Cep harçlığının gerçekten işe yarayıp yaramayacağı ya da birinci cüzdan boşaldığında çocuğun elini daldırdığı ikinci bir cüzdana dönüşüp dönüşmeyeceği bu noktada anlaşılır.

Çoğu tavsiye tutarda kalır. Oysa tutar en küçük sorundur. Her pazartesi 30 lira alan ve bir sonrakinin ancak yedi gün sonra geleceğini bilen ikinci sınıf öğrencisi, ayda 200 lira alan ama her sızlanmasında büyükannesi tarafından tamamlanan bir çocuktan çok daha fazlasını öğrenir.

7-9 yaş için makul miktar ne kadardır
Sihirli bir rakam yok, her aile kendi bütçesine göre hesaplar. Ama işe yarayan bir kural var: tutar, çocuğun hemen ufak bir şey almasına yetecek kadar olmalı ama gerçekten istediği şeyi almaya yetmemeli. Aksi halde planlanacak bir şey kalmaz.
- 7 yaş: haftada 20-30 TL, bozuk para ve küçük banknotlar halinde — çocuk fiziksel olarak dizip sayabilsin.
- 8 yaş: haftada 30-50 TL, artık neyin bu paraya dahil olup neyin olmadığına dair bir anlaşmayla birlikte.
- 9 yaş: haftada 50-75 TL ya da çocuk beklemeye artık dayanabiliyorsa aynı tutarın iki haftada bir toplu verilmesi.
- Ayrı bir konu: okuldaki yemek parası cep harçlığı değildir. İkisini karıştırırsanız çocuk öğle yemeğinden kısarak başka bir şey almaya çalışır.
Parayı elden, madeni para ve banknot olarak verin; akıldan değil ve "deftere yazıldı" şeklinde de değil. Bu yaşta para elle tutulmalı. Elinde beş tane 10 liralık tutmuş ve bunlardan ikisinin kaldığını gözleriyle görmüş bir çocuk, aradaki farkı hiçbir açıklamanın öğretemeyeceği şekilde kavrar.

Haftalık verme neden aylıktan daha iyi çalışır
Aylık cep harçlığı ebeveyn için daha pratik görünür. Ama yedi yaşındaki bir çocuk için ay soyut bir kavramdır — bir sonraki ayın ilk gününün ne kadar uzakta olduğunu hissedemez. Sonuç bellidir: para beşinci günde biter ve ardından üç hafta boyunca ısrarlar gelir.
Hafta ise görünürdür. Pazartesisi var, okulu var, cumartesisi var. Parayı hep aynı gün verirseniz — mesela her cuma okul çıkışında — çocuk kendi kendine hesap yapmaya başlar: "Bugün 50 liram var, cumaya dört gün var, demek ki her gün bir şey alamam." Bu cümle, bütün bu alıştırmanın asıl amacıdır.
Üç kavanoz
Üç boş küçük kavanoza ya da ayakkabı kutusuna, yapışkanlı etikete ve bir markör kalemine ihtiyacınız var. İlk seferinde yaklaşık 20 dakika sürer, sonrasında haftada 2 dakika. 7-9 yaş için uygundur. Kutuların üzerine "Şimdi", "Bekliyorum" ve "Veriyorum" yazın ve çocuğun parayı nasıl bölüştüreceğine birlikte karar verin — örneğin 50 liradan 25 TL'yi "Şimdi"ye, 15 TL'yi "Bekliyorum"a, 10 TL'yi "Veriyorum"a koysun. "Bekliyorum" kutusunda çocuk kendi seçtiği ve dışına resmini çizdiği somut bir şey için para biriktirir. Dört hafta üst üste "Bekliyorum" kavanozunda hâlâ para varsa ve çocuk ne için biriktirdiğini söyleyebiliyorsa bunu başarı sayın.
Çocuk tek başına ne alabilir, ne alamaz
Bu anlaşma ilk para verilmeden önce netleşmeli, ilk tartışmadan sonra değil. Bunu sesli söyleyin ve buzdolabına yapıştırılan bir kağıda yazın — sizin değil, çocuğun kendi cümleleriyle.
- Kendi başına karar verir: ufak tatlı şeyler, çıkartmalar, büfeden bir oyuncak, bir arkadaşına küçük bir hediye.
- Birlikte düşünürüz: 150 TL'nin üzerindeki bir şey, internetten almak istediği bir şey, başka bir çocuğa alınacak yiyecek.
- Cep harçlığıyla alınmaz: başka bir sebeple zaten "hayır" dediğiniz şeyler — bu, verilen kararı dolanıp geçmenin bir yolu olamaz.
Ve en zor olanı: çocuk aptalca bir şey satın aldığında onu kurtarmayın. 60 liraya alınıp akşama kadar kırılan bir figür, hayatı boyunca alacağı en ucuz derstir. Ona hemen bir 60 lira daha verirseniz o ders silinir.
Vitrin listesi
Sadece üç sütuna bölünmüş bir A4 kağıt ve bir kalem yeterli; mağazada yaklaşık 10 dakika, evde de 5 dakika sürer. En iyi 8-9 yaş arası çocuklarda işe yarar. Mağazaya girmeden önce çocuk ilk sütuna ne almak istediğini ve fiyatının kaç olacağını tahmin ederek yazar. İçeride, ikinci sütuna gerçek fiyatı yazar. Evde, üçüncü sütuna, o şeyi alıp almadığını ve nedenini not eder. Bu turdan üç kez sonra kağıdı birlikte inceleyin. Üçüncü turda tahmin edilen fiyatla gerçek fiyat arasındaki fark 20 TL'nin altına düştüğünde başarı sağlanmış demektir — çocuk artık eşyaların ne kadar tuttuğuna dair bir fikre sahiptir.
Sık yapılan hata: not karşılığı ve ev işi karşılığı para
Birçok aile cep harçlığını pekiyi notlarla ya da çöp çıkarmakla ilişkilendirir. Adil gibi görünür ama iki şekilde size karşı işler.
Birincisi, ev sorumlulukları ücretli bir hizmete dönüşür. Bir kez odasını toplamak için para verilince, çocuğun bugün neden bedavaya toplasın diye sorması son derece mantıklıdır. İkincisi, not karşılığı para dikkati öğrenmekten sonuca kaydırır — üçüncü sınıfta ise çocuğun tam olarak neden problemi çözdüğünü anlaması gereken andır, kaç para alacağını değil.
Daha temiz yol şudur: cep harçlığı, çocuk ailenin bir parçası olduğu ve parayla nasıl başa çıkılacağını öğrendiği için verilir. Ev işleri ise hep birlikte bir hane olduğunuz için yapılır. Yine de bir şey için para vermek istiyorsanız, bu günlük işler değil olağandışı bir görev olsun — arabayı yıkamak, bodrumu düzenlemek gibi.
Cep harçlığı bir ödül ya da ceza değildir. Hatanın 5.000 liraya değil, 50 liraya mal olduğu bir antrenman sahasıdır.
Çarşamba günü para bittiğinde ne yapmalı
Cevap kısa olmalı ve her seferinde aynı kalmalı: "Anlıyorum. Cuma günü yenisi gelecek." Vaaz yok, "sana söylemiştim" yok. Vaaz vermek dersi bozar, çünkü çocuk düşünmek yerine kendini savunmaya başlar.
Israr ederse hediye sayılmayacak bir seçenek sunun: bir sonraki parayı erken alabilir ama o zaman cuma günü eline hiçbir şey geçmez. Seçimi ona bırakın. Çoğu çocuk ilk iki seferde avansı seçer, üçüncü seferde vazgeçer; planlama işte tam o noktada başlar.
Üç cümlelik bir sohbet
Ayda bir kez, okula yürürken ya da bulaşık yıkarken üç soru sorun ve cevabı gerçekten bekleyin: "Bu ay aldığın şeylerden hangisini hâlâ kullanıyorsun?", "Şimdi düşününce hangisi boşuna alınmış gibi geliyor?" ve "Şu anda ne için biriktiriyorsun?" Üç dakika, hiç not yok. Çocuk üçüne de fazla düşünmeden cevap verebiliyorsa, sisteminiz işliyor demektir.